5 Nisan 2009 Pazar

TorAMANSIZ ol...

Şampiyonluğa giden yolda taraftar,oyuncular,teknik kadro bütünleşmiş durumda.Öyle bütünleşmiş durumda ki Çarşı takım otobüsüne gittiği yol boyunca eşlik ederek takıma moral katmakta.
Takım otobüsüne eşlik etmekte olan taraftara biber gazı ve su sıkan polisleri şiddetle kınıyoruz.Nitekim taraftarlar da maç öncesi 'Polis Teşkilatı'nın 163. yılı kutlu olsun' yazılı pankartı futbolcuların taşıdığını görünce 'Kahrolsun emniyet' diye tepkisini gösterdi... Gelelim maça,bir kere taraftar mükemmeldi.Sevinmek için sevmeyen bu taraftarın artık sevinmeye de ihtiyacı var...3 sezondur gol bile atamadığımız Kayserispor bu maçta tel tel döküldü.Beşiktaş ise tam aksine mükemmel oynadı.Bobo ile 4 net fırsatı harcadı.Yusuf'la mükemmel bir gol buldu.Geçen seneki Sherrif maçlarından sonra bir daha eski oyununu oynayamayan(ki o maçlar da sezonun ilk maçlarıydı) Serdar Özkan ilk defa bu kadar istekliydi.Yaptığı asistle de bizleri şaşırttı.
Maçın adamı tartışmasız Fabian Ernst'ti.Ön libero olmasına rağmen, oyunu bu kadar iyi yönlendiren,bu kadar hücuma ve defansa destek veren,bu kadar teknik bir oyuncuyu bulmak gerçekten zor.İleri çıkıyor şut çekiyor,olmadık yerlerde attığı arapası ile gol pozisyonları hazırlıyor,geride son adam olarak kalıyor bazen de...Kısacası takım şampiyon olacaksa en büyük pay yarım sezon oynamasına rağmen Ernst'indir.
Fatih Terim bu maçı da tribünden izledi.(neden izlediğini çözemedim hala).Çıkışta taraftarlar 2 metre büyüklüğünde bir pankartla Terim'i protesto ettiler.Terim, "Amansız ol amansız ol diyorsun ya ne yapacaksın TORAMAN'sız" yazan pankarttan bir şeyler anladıysa ne mutlu bize...Beşiktaş Toraman ile şampiyonluğa bir adım daha yakın,peki ya TorAMANSIZ Milli Takım Dünya Şampiyonası'nda yer alabilecek mi?Sanmıyorum...

Dışarıda deli dalgalar, içerde futbol oyunu var


Beşiktaş taraftarları takıma destek vermek için düzenlediği meşaleli yürüyüş sırasında emniyet güçleriyle arasında yaşanan olaylar son derece üzücü, üzücü olduğu kadar da düşündürücü. Şiddetin her sorunu çözemediği, en demokratik taleplerin bile bu kafayla çözümlenemeyeceğini görmek gerek oysa. One minute... Dışarıda bunlar olurken Beşiktaşlı futbolcular "Polis teşkilatının 164 yılı kutlu olsun" pankartıyla sahaya çıktı ve tribünlerde bu pankarta tepki olarak "kahrolsun emniyet" tezahüratı yaptı. Şu haklı bu haksız demenin düşman aramanın suçlu yaratmanın kimseye bir faydası yok onun için de sakin olunmalı alt tarafı spor yapıyoruz, takım taraftarıyız, maçlara eğlenmeye gidiyoruz değil mi ? Bende biliyorum ya da en azından tahmin edebiliyorum durumu da... ama yerseniz ... Ya da domuzluğuna anlamamazlıktan geliyorum anlayacağınız.

Neyse biz maça bakalım. Mustafa Denizli her hafta değiştirdiği kadroyu bu defa zorunlu olarak yaptı. Holosko, Tello milli maç ve yol yorgunu oldukları gerekçesiyle kenarda beklerken son Sivas maçında ön libero olan Sivok bu maçta defansa (bizce oynayabildiği en iyi yer orası) çekilmiş. Ondan boşalan yere Cisse geçmiş, Tello'nun yerinde ise Serdar Özkan var.Ve Yusuf bu defa ilk on birde başlıyor maça.Defans oynayan Sivok'da Toraman'da sağlam oynuyorlar. Kayserinin en ucunda oynayan çirkef Cangele'ye deyim yerindeyse nefes aldırmıyorlar.Defansın sağındaki Ekrem sağ kanadı Özellikle Ali Turan'ın atılması sonrası daha bir iştahla kullanıyor. İ.Üzülmez milli maç nedeniyle biraz yorgun, durgun. İspanya'nın forvetleri Torres ve Villa çocuğu perişan etmişler anlaşılan.Devre arasında gelen futbolculara pek sıcak bakılmaz, onların verimsizliğinden,takıma uyum sağlayamamasından dem vurulur ya hep.Bu ezber Ernst'le bozulacak anlaşılan.Bu alman mı çok iyi, Ertuğrul Hoca'mı şanssızdı, Mustafa Hoca mı çok şanslı anlayamadık. Bu takımda Ernst gibi sonuna kadar takımı için savaşan, rakibe nefes aldırmayan, elinde avucunda ne kadar ne varsa sahada bırakan bir kaç futbolcu daha olsa bu takımın sırtı zor yere gelir.Forvette oynayan Nobre her zamanki gibi savaştı,didişti, rakip defansla boğuştu ama oda gol bölgelerinde verimsiz bir futbolcu profilini değiştiremedi. Bobo ise girdiği gol pozisyonlarını gole dönüştürememenin soru işaretlerini bıraktı kafamızda. Ama önemli olan gol pozisyonuna girmektir deyip geçilecek bir dönemden geçmiyoruz.

2 ay sonra Tello'nun yerine şans bulan bizim çocuk Serdar Özkan ise atılan gölün mimarıydı. Yusuf'a yaptığı asist, gelişi güzel atılmış bir top değil, görerek ve bilerek atılmış bir pastı.Yalnız bizim değerlendirme ölçümüz Serdar için pek olumlu şeyler içermiyor. Maç boyunca yapması gerekeni yapmanın bir artı fazilet olmadığına inanıyoruz. Zaten görevin o, sen fazladan takımın için ne yapıyorsun ? Bireysellikten, bencillikten kurtulup, taraftara şirin görünmek için rakiple didişmeyi ya da hakemi kandırmayı bırakıp, fantaziye kaçmadan, kendisi olan, yapması gerekeni ne kadar ve ne sıklıkta yapıyor Serdar, soru bu ? Serdar bu maçta biraz oynamaya çalıştı ya artık 3-5 ay daha bekleriz Serdar'ın birazcık oynaması için. Bu da sadece S.Özkan'ın değil Türk futbolunun temel sorunu galiba.

Görünen o ki bu Beşiktaş,bize şampiyon olabilmek için umut vaadediyor. Ve bizde bu yıl bu iş bitecek diyoruz. O kadar...

4 Nisan 2009 Cumartesi

Tek Kare

Forza Beşiktaş

3 Nisan 2009 Cuma

Olmadı Sabri'yi alırız

Sihirbaz olmaya çok meraklı Fatih Terim, iki İspanya maçında "0" çekti. Şapkadan bu sefer tavşan değil tavuk çıktı. Hep son 5 dakikada gol atan takım olamayacağını gördü muhtemelen. O görmese bile biz gördük. 5 senedir aynı takımı çalıştırıp da üç pas art arda yapamayan bir takım gördük. 1-1 berabere giden maçta iki uç elemanı oyundan alan Terim'i gördük.

"Gol atalım üzerine yatalım" dedi. O da olmazsa Sabri'yi alırız. Ne oldu Sabri girdi, yine olmadı.

Neymiş? Sol bek Hakan'dan göbek olmuyormuş.
Neymiş? Sağ bek Sabri'den forvet olmuyormuş.

30 Mart 2009 Pazartesi

Tek Kare

Doğum günü çocuğu

28 Mart 2009 Cumartesi

Komiksin Terim

Hem komiksin , hem ballı... O takımın stoper ikilisinde Emre Aşık - Hakan Balta ikilisini oynatıp İbrahim Toraman'ı kadroya almayacak kadar komiksin. Ve Euro 2008'de atılan toplam 8 golün 5'i son 5 dakikada atılmış. Bu kadar da ballısın.

Futbol hayatında stoperde oynadığı maç sayısı ikiyi geçmeyen Hakan Balta'yı stoperde oynatmak dahiyane bir fikir. Tam senin seveceğin cinsten, ben yaptım oldusu yüksek bir tercih. Ancak bazen sen yapsan da olmuyor. Emre Belözoğlu gibi futbolun pislik yüzünü inadına oynatman, hatta kaptan yapmana rağmen takıma bir tık katamaması, Fatih Tekke'yi, Halil Altıntop'u, Ümit Karan'ı silip atman, Mevlüt'ü tutturamaman bunların bir kaçı.

Neyse yazdıkça konu konuyu açacak, en iyisi bir tezahüratla bitirelim yazıyı:

Pişkin misin, kompleksli mi,
Yoksa reklam yıldızı mısın,
Anlayamadık sen ne ayaksın
Fatih Terim sen manyak mısın

24 Mart 2009 Salı

Tek Kare

Sarkık libero