ertuğrul sağlam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ertuğrul sağlam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Şubat 2009 Cuma

DEPLASMAN FATİHİ MUSTAFA DENİZLİ'Lİ BEŞİKTAŞ!!!


Ertuğrul Sağlam'ın bıktıran ve abartı derece katı savunmasından sonra, Mustafa Denizli'nin bezdiren ve aşırı derecede düzensiz saldırı taktiğiyle Beşiktaş belini doğrultamadı bu sezon...İki teknik direktörün birbirinden tam zıt oyun görüşleri de oyuncuları bir hayli olumsuz etkilemiş görünüyor.
Ertuğrul Sağlam oyunu her şeyden önce sağlama alıyordu.Defans ön planda, hücum ikinci planda tutulmaktaydı.Bu taktikle Beşiktaş büyük maçlar (Şampiyonlar Ligi,UEFA elemesi,derbiler) hariç, diğer maçlarda başarı sağlıyordu.Takımın en önemli özelliği ise kondisyonu ve disipliniydi.Bu arada korkak olmasıyla eleştirdiğimiz Ertuğrul Sağlam'ın Holosko'nun geldiği ilk sezon(geçen sezonun devre arasından sonra) uzun bir süre 3lü forvetle sahaya çıktığını da unutmadım...
Gel gelelim hücum özelliğine ağırlık vermesiyle tanınan Mustafa Denizli'nin taktiğine...Ertuğrul Sağlam ile kondisyonu zirve yapan takımın oyuncularında mental açıdan bir eser kalmamış.Devre arası takıma ekstra hiçbir yükleme yapılmaması da bu günlere geleceğimizin habercisiydi.Serdar Özkan,Cisse,Delgado,Tello,Holosko gibi oyuncuların kondisyonlarının azaldığını gözlemlemek için futboldan çok anlamaya gerek yok.Kondisyonu azalan futbolcular da rakip oyuncularla daha çok münakaşaya giriyor, mental eksikliklerini faullerle kapatınca da kartlar artıyor.Denizli ligde, takımın başına geldiği ilk hafta Gençlerbirliği deplasmanında kazandıktan sonra ilk kez Gaziantep deplasmanında maç kazanmış oldu.Ben de Mustafa Denizli önderliğindeki Beşiktaş'ın bu üstün!!! başarısından dolayı onlara deplasman fatihi adını takmayı uygun gördüm...Darısı nice deplasman başarılarına...
NOT: Son 2 maçtır çok iyi oynayan İbrahim Üzülmez'e değinmeden yazımı noktalamak olmazdı .Özellikle Trabzonspor maçında döktürmüştü...
Bu maçta da sağ bek oynayan İbrahim Toraman müthişti.Nobre'ye asist yapmadan önceki pozisyonda 3 oyuncuyu geçerken sahada Ronaldinho var sandım...Ekrem Dağ da takıma katılınca, gönlümün kaptanı İbrahim Toraman, 2 sezondur boş boş yatan Serdar Özkan'dan formayı kapar mı kapar...

10 Şubat 2009 Salı

Giray Bulak'ın Cürmü...


Konyaspor teknik direktörü Giray Bulak,Beşiktaş maçı sonrasındaki demecinde "Büyük takımlar gibi oynadık.Rakibe pozisyon vermedik..." dedi. İkinci cümleyi geçelim.Peki ya ilk cümlesi...Giray Bulak'ın antrenörlükte gittiği gideceği son noktayı kısaca cürmünü ve çapını belli ediyor.Giray Bulak'ın büyük takım olmaktan anladığı şey rakip takıma pozisyon vermemekmiş. Kendisine bir şeyi hatırlatmak lazım. Büyük takım olmak istiyorsanız rakip takımı katı bir defansla durdurmanız yetmez.Katı bir defansla kapanmış bir takımı da aynı beceriyle açabilmeniz gerekir. Ertuğrul Sağlam'ı da anmadan geçmeyelim.Onun meşhur deyimiyle 'oyunun iki yönünü de oynamanız gerekir'.Bu mantaliteli teknik direktörlerimiz olduğu sürece de anadolu takımları diye tabir edilen takımlardan lige bir katkı gelmez.Yalnızca oyunu ve oyuncuları soğutmayı başarabilirler...Bu da onlara ender durumlar hariç bir puan olarak geri döner.Ki bu da onlara yeter de artar bile...