Geçen sezonu şampiyon tamamlamış bir takım Ankara'ya ayak basmış...O maçı kaçırmak olur mu?Tabii ki olmaz.Biz de bir kaç gün önceden kale arkası biletlerimizi temin ettik ve maç saatinden yaklaşık bir saat önce stattaki yerimizi aldık.Aslında amacım bütün bir maçı Çarşı'nın içinde izleyip onlarla ilgili izlenimlerimi aktarmak ve maçın teknik-taktik yönünü diğer yazarlara bırakmak amacındaydım.Görünen o ki yazılacak pek bir şey yoktu bu maçta.Hem tribünde hem sahada iyi bir ortam yoktu ...
Maçı stattan izlemenin en iyi yanı oyunun tamamını görebiliyorsun.Oyuncuların hareketlerini, müdahalelerini, paslarını, kaçmalarını daha iyi gözlemliyorsun.Amacım yeni oyuncuları yorumlamaktı biraz da ama yorumlanacak bir takım yoktu ortada.Ferrari gün geçtikçe takıma daha çok ısınıyor.İlk yarı takım oyun oynamadığı için Fink hakkında pek bir şey diyemeyeceğim.Erhan Güven,ikinci yarıda yerine giren Rıdvan'a nazaran daha oturmuş bir oyuncu.Özellikle kanat etkinlikleri kuvvetli olan takımlarla oynarken Erhan,beklerin de hücuma katkı vermesi gereken zamanlarda Rıdvan oynamalı kanaatindeyim.İsmail Köybaşı ise oyuna en son alınan oyuncuydu.Az izleme fırsatımız olmasına rağmen yine fena değildi.Nihat hala vasat oyununu aşmamakta ısrar etse de hala bir umut beslemekteyim iyi olacağına dair.Uğur İnceman'ı ise ilk defa ilk 11 başladığı ve 90 dakika oyandığı bir maçta izliyorum.Çok koşuyor ama bir üretkenlik yapamadıktan sonra bir işe yaramıyor.Yani sırf çok koşuyor diye Uğur'u takıma almak saçma olur.Eğer çok koşanlar takımada yer bulsaydı Elvan Abeylegesse hepsinden daha iyi oynardı...
Öyle görünüyor ki bu takım bu sene biraz zor şampiyon olur.Karşısında geçen sezonki gibi bir Gs ve Fb yok.Tam aksine Beşiktaş'tan daha iyi bir takımlar ve daha hazır görünüyorlar.Bu da Beşiktaş'ın şampiyonluk ihtimalini yeterince zora sokuyor.Beşiktaş sahada tat vermeyince tribündekiler de tezahüratlarının boşa gittiğini anlayınca maçın bazı bölümünde sustu.Hatta taraftar o kadar bunalmıştı ki kötü futboldan ilk defa Çarşı tribünlerinin tam ortasında duran taraftarların oturduğunu gördü bu gözler.Suçu taraftarda bulmak yanlış.Takımını elinden geldiği kadar destekledi ama gerek takımın kötü performansı gerekse kale arkası tribününün tam ortasına çekilen telin taraftarı iki parçaya bölmesi taraftarın da performansını azalttı...
Beşiktaş'ın tüm moralimi alt üst etmesiyle beraber 'Beşiktaş bizi yine kanser edecek' diyorum sürekli kendime.Teşhisi koyduk.Keşke yönetim bu teşhisi bir kaç gün önce koysaydı da şu Delgado'nun lisansı askıya alınıp yerine adam gibi bir oyun kurucu-10 numara- alınsaydı.Nitekim yönetim bu teşhisi koymakta geç kaldı ve bu takım bizi bu sene kanser edecek.Umarız bu sene içinde bu teşhisi koyarlar ki sene sonunda hala Beşiktaş yönetim kurulunda hayatlarına devam edebilsinler.Yoksa işleri çok zor olacak.Unutmasınlar ki 'erken tanı hayat kurtarır'.Aslında gönlüm keşke bir şey yapmasalar da değişse artık şu yönetim.
erhan güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erhan güven etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ağustos 2009 Pazar
ERKEN TANI HAYAT KURTARIR...
Etiketler:
ankaragücü,
çarşı,
erhan güven,
fink,
ismail köybaşı,
nihat kahveci,
rıdvan
17 Ağustos 2009 Pazartesi
BEŞİKTAŞ VE BEKLENTİLER...

Geçen sezonu çifte kupayla kapatmış bir takımdan bahsediyorum.Bu seneye süper kupa mağlubiyetiyle kötü bir başlangıç yapmış bir Beşiktaş konumuz.Ufak bir incelemeden sonra beklentilerimizi sıralayalım...Geçen seneki iskelet kadroyu büyük ölçüde bozmaması büyük bir avantaj.Büyük ölçüde diyorum çünkü takımın 2 yabancısıyla yollar ayrıldı.Zapo ve Cisse takımda kalmasını istediğim ve faydalı olduklarına inandığım oyunculardı.Özellikle Ernst'in gelmesi ile büyük çıkış yakalayan ve şampiyonlukta büyük pay sahibi olan Cisse'nin gönderilip yerine daha ofansif ama oyun kurmada ve defansta daha başarısız olan Fink geldi.Fink Cisse'den daha fazla gol atıp hücuma daha fazla katkı gösterecek gibi görünüyor.Bu genelde kısır maçlar geçiren Beşiktaş için olumlu bir yön.Fink'i bir iki maç dışında tanımamama rağmen Cisse'nin kalması taraftarıydım.Diğer bir rotasyon da defans bölgesinde oldu.Oyun tarzını,profesyonelliğini takdir ettiğim Zapo Mustafa Denizli'nin gelmesiyle beraber kulübeden çıkamadı.Bu sezon antrenmanlara sorunsuz katıldı,çalıştı ama sonunda Bursaspor'a kiralandı.Yerine kariyeri büyük takımlarda oynamakla geçmiş bir İtalyan Matteo Ferrari geldi.İtalyan olmasının verdiği sağlamlık ve garanticilik ilk maçlarından belli etti kendini.Oyun kurma konusunda yetersiz ve sorumluluk almaktan kaçar bir hali var.Umarım bunu aşar.Yalnız her yeni transferde bir sorun daha bizi beklemekte.Uyum sorunu.Özellikle defans bölgesinde oynuyorsanız bu sorun sürekli açığa vurur kendini,nitekim Beşiktaş'ta olduğu gibi.Ferrari'nin kumaşının kaliteli olması ve bireysel olarak iyi bir stoper özelliklerini taşıması demek Zapo-Sivok defansından daha iyi bir ikili oluşturacakları anlamına gelmez ne yazık ki.Bir de Gökhan Zan kaybımız var ki sormayın gitsin.Onu alan takım umarım hayrını görür.Yeni gelenlerin çoğunun ise iyi futbolcular olduğunu düşünüyorum.İsmail Köybaşı daha ilk maçtan İbrahim Üzülmez'in 10 maçta yaptığını yapmaya başladı.Rıdvan,Fenerbahçe maçının son dakikalarında oyuna girdiğinden pek bir şey anlayamadım ama süratli bir oyuncu olduğu belli.Nihat transferine de kötü diyemem.Çünkü formda bir Nihat en az 10-15 gol atar ki bu Beşiktaş'ta oynayan birisi için iyi bir rakam.Erhan Güven bence İbrahim Toraman,Ekrem Dağ'ın olduğu takımda fazla şans bulamayacak gibi.Yeni transferlerin tek kötü yanı aşırı ve şişirme bonservis bedelleri yanında oyunculara da aşırı ücretler verip takımdaki dengeleri ciddi anlamda alt üst etmeleri.Öyle ki Tello ve Holosko zam istedi kaptı.Gökhan Zan bu yüzden Gs'ye gitti.Toraman sırada...Sanırım Beşiktaş'ın en büyük transferi sayılabilecek olay da Delgado'nun formasından uzun süre ayrı kalacak olması.Düşünün ki geminin kaptanı olmadan daha iyi gideceğini söylüyorum.Tello,Yusuf ve son transfer Nihat gemiyi daha iyi yöneteceklerdir.Bu sezon her sezon olduğu gibi beklentilerimiz aynı.Ligde şampiyonluk.Türkiye kupası.Olur da kurası denk gelirse Şampiyonlar Ligi'nde biraz ilerlesek fena mı olur?Bence gayet iyi olur...
Etiketler:
Beşiktaş,
cisse,
ekrem dağ,
erhan güven,
ernst,
fink,
Gökhan Zan,
holosko,
ibrahim toraman,
ismail köybaşı,
matteo ferrari,
nihat kahveci,
rıdvan,
sivok,
tello,
yusuf şimşek,
zapo
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)